Kekemeliğe Son! Kekemelik Kaderiniz Değildir!
Kekemelik sorunu olan birçok insanın hayatını değiştiren Loggita Metodu! Loggita Metodu orijinaldir! Loggita Merkezinde 14 günde kekemelik kaybolur ve sıradaki 10 günde sonuç pekiştirilir. Bu program 8 yaş üstü olanlarda ve yetişkinlerde yaş sınırı olmadan uygulanabilir. Değerli Arkadaşlar! Yılların vermiş olduğu deneyim ve çalışma sonucunda Loggita Ekibi kekemeliği ve kekemeliğin sebep olduğu özgüven eksikliği, toplumdan soyutlanma ve kendini gerçekleştirememe gibi yan etkileri ortadan kaldıran tek başarılı sistemi sunmaya artık hazır!


Tek olan Loggita Metodu sayesinde birçok kişi kekemeliğe son verdiler. (VİDEOLAR için tıklayınız). Bu insanlar için iletişim kurmak artık sorun değil, yaşadıkları ve hissettikleri olaylar hakkında zorlanmadan ve akıcı bir şekilde konuşabiliyor, iş görüşmelerine korkmadan gidebiliyor ve toplum önünde konuşabiliyorlar. Gerçek İnsanlar Gerçek Öyküler için tıklayınız.
Tüm sorunlarınızı ve isteklerinizi inceledikten sonra ekibimiz, sizlere sonuç veren, başarılı ve ev ortamında herkes tarafından kullanılabilecek Loggita Metodunu geliştirdi. Bu yeni sistem büyük ölçüde internet hizmeti ile uyumludur. Sizlere günlük faaliyetlerinize ara vermeden ve rahat ev ortamında, size uygun bir saatte Loggita programındaki alıştırmaları yapma fırsatı sunmaktadır. PRIVACY POLICY/ REFUND POLICY

Adım Tahsin 29 yaşındayım. Almanya Frankfurt’ta oturuyorum. Bilgisayar Mühendisliği mezunuyum. Buraya gelmeden önce Almanya’da 4 sene boyunca farklı yerlerde tedavi gördüm fakat sonuç hiçbir yerde kalıcı olmadı. Loggita Konuşma Merkezi ile ilk irtibatımı MSN yoluyla kurmuştum, çünkü telefonda asla konuşamıyordum. Kursum tamamlandı, kendimi çok iyi hissediyorum. Her hafta merkezle telefonda irtibat halindeyim.

Adım Hüseyin 24 yaşındayım. Erzurum Atatürk Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı bölümünü bitirdim. Kekemelik sorunu bende 4 yaşında gördüğüm bir kabus sonucu ortaya çıkmış. Okula başlamamla beraber hayatımın bir numaralı sorunu oldu.Derslerde parmak kaldırmıyor,sözlülerden çeşitli mazeretlerle kaçıyordum.Liseye başlamamla beraber konuşmak benim için bir kabusa döndü ve derslerde başarısız olmama neden oldu.Konuşma sırf okulda değil, sosyal yaşamda da sorun olmaya başladı. Ailem birşey yapmamı istediğinde çeşitli mazeretlerle kaçtım. Telefonlara cevap vermemeye başladım. Artık hayatın konuşma ile ilgili her bölümünde bu sorun karşıma bir engel olarak çıktı. Loggita Konuşma Merkezinde 14 Şubat 2005‘te eğitime başladım. Eğitmenlerimizin soylediği herşeyi tam anlamıyla yaptıktan sonra düzgün ve akıcı konuşmaya başladım. Şu anda bir topluluk önünde fikirlerimi nasıl anlatacağımı düşünmeden rahatça ifade edebiliyorum. Eğitim sürecinde çeşitli televizyon programlarına katıldım. Artık kameralar karşısında bile rahatça konuşabiliyorum. Buraya başlamadan önce sinirli bir yapıdaydım, artık çok sakin biri oldum. Eski Hüseyin gitti yeni biri geldi.





Türkiye’nin her yerinden, her yaştan ve her mesleklten insanlar tiyatro oyunumuzda rol aldı. Kekeme ile savaşı kazanmanın mutluluğu onları birleştirerek, beş öncü televizyonlar ve seyirci dolu salonda kendilerinden emin ve gerçek sanatçılara benzer perfomans sergilediler! Böylece kekemenin kader olmadığını kanıtladılar! Azimli olan herkes kekemeliği yenebileceğini gösterdiler!
Loggita programını bitiren herkes tiyatro oyunlarımızda rol alabilir. Unutamayacağınız anlar, özgüven ve heyecan dolu gerçek bir serüven yaşamaya imkan bulacaksınız! Tiyatro oyunlarımız için daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz. (için tıklayınız)

KEKEMELİK terimi, sıklıkla ve önemli ölçüde bozan konuşma kusurları anlamında kullanılmaktadır. Kekemelik ile ilgili en açık görülen özelliklerden biri; kelimelerin, cümlelerin ve özellikle hecelerin tekrarıdır. Tekrarlamalar özellikle çocuklarda normalde 2-6 yaşına kadar görülebilmektedir. Bu masum tekrarlarla kekemeliğin birbirinden ayırt edilmesi gerekmektedir. Çocuklardaki bu normal akıcılık kusurunun kekemelik haline gelmesinde ailelerin baskısı ve çocuğun bu konuşması üzerine odaklanması önemli rol oynamaktadır. Kekemelikte en önemli özelliklerden biri kelimelerin yada hecelerin tekrarlanmasıdır. Bazen harflerin çıkarılmasında da zorlanılabilir. Bir başka sorun da kekemelerin bütün gayretlerine rağmen hiç ses çıkaramaması ve bazı mimik hareketleriyle kilitlenip kalmasıdır.
KEKEMELİK EĞİTİMİ
Kekemelik tedavisi özel eğitimle yapılmaktadır. Tek başına verilecek bir ilaç yoktur. Öncelikle kişinin kekemelik tipi tespit edilmelidir. Çünkü fiziksel (anatomik yapı) sebeplerle meydana gelen vakaların giderilmesi söz konusu değildir. Eğer kekemelik sorunu psikolojik nedenlerden kaynaklanıyorsa ki çoğunlukla öyledir, o takdirde kişi doğru program ve eğitim kullanılarak bu sorunu ortadan kaldırabilir. Kekemelik uygarlıktan etkilenen ve uygarlıkla arttığı söylenilen bir alışkanlıktır. örneğin Amerikalı kızırdereli kabilelerinin bazılarında hiç kekeleyen bulunmadığı gibi dillerinde kekemelik karşıtı sözcük de bulunmadığını gösteren araştırmalar vardır.Kekemelik oranı toplumdan topluma,kültüre ve hatta aynı toplumun içinde sosyo-ekonomik düzeye göre değişebilmektedir. Kekemelik cinsiyete göre farklılık göstermektedir. Genel olarak kızlara oranla erkek çocuklarda daha sık rastlanmaktadır. Kekemelik erkeklerde kızlara göre daha uzun süren bir sorun olmaktadır. Erkek çocuklarda daha çok görülmesinin sebebi kesin olarak bilinmemektedir. Öte yandan kız çocuklarında daha ılımlı davranılıyor.Bundan dolayı kekemelik kızlarda daha az görülebilir. Kekemelik genellikle 2-6 yaş arasında oluşan bir alışkanlıktır.Bu yaşlar konuşmanın kazanıldığı yaşlardır.Çocuk çoğunlukla kekemeliği okul öncesi çağda geliştirmeye başlamaktadır.İlk çocuklukta başlayan kekemelik yaş ilerledikçe artar. Ergenlik çağında kuvvetlenir. 18-20 yaşından sonra hafifleyebilir. Kekemelik bazen birden bire,bazen de çok hafif belirtilerle başlayabilir. Gelişimi yavaş yavaş olur. Çocuk 2-6 yaş dönemi konuşmayı öğrenir.Çocuğun ne söylediğine ve nasıl söylediğine dikkat edilir.Bu dönem çocuğunda düşünme hızı ,sözcükleri çıkarabilme hızından fazladır.Bu sebepten çocukta geçici bir kekemelik görülebilir. Kekemelik derece ve süreklilik açısından farklılıklar gösteren bir alışkanlıktır.Kekemelik her zaman ve sürekli olmaz.Kekemelik kişinin zaman zaman kekelemeden konuşmasına engel değildir. Kekemelik sorunu olan kişi koroda şarkı söylerken,kendi kendine konuşurken kekelemeyebilir. Kekemelik sürekli değildir.Bireyin kekelemediği zamanlar vardır.Bu zamanlar onun kekemelik derecesine ve yaşam havasına göre azalıp çoğalır. Kekemelik şiddeti de değişebilir; kişinin yaşantısı,heyecan,yorgunluk bu değişikliğin nedenlerindendir. Kekemelik gelişimsel bir alışkanlıktır.Ğelişim içinde kekemelik belli bazı dönemlere ayrılıp incelenebilir.
KEKEMELİĞİN NEDENLERİ
Önceden bahsettiğimiz gibi,kekemelik sebepleri konusunda tek neden yoktur.Bu bakımdan,ortaya atılmış görüşleri olabildiği kadar birleştirerek açıklama yoluna gidilmelidir.
1- Kekemelik yapısal nedenli bir özürdür
Bu nedeni öne sürenler kekemeliği bedensel fizyolojik ya da nörolojik bir nedene bağlamaya çalışırlar.Örnek verecek olursak; ARİSTOTLE‘e göre; kekemeliği dildeki bir özüre,yapısal bir bozukluğa bağlamaya çalışmıştır. COLOMBAT'a göre; kekemelik beyin sinirleriyle,ses çıkarma organlarını devindiren sinir ve kaslar arasında yeterli uygunluk ve beraberlik olmayışından ileri gelmektedir. SCHULTES’e göre; kekemeliğin hanceredeki ses bantlarında oluşan bozukluktan ileri geldiği görüşündeydi. Bu görüşü savunanlara göre kekeme olan insanlar aslında kekemekliğe uygundurlar.Eğer çevre koşulları kekemeliği önleyecek durumdaysa önemli değildir.Fakat çevre koşulları çocuğun bünyesiyle bağdaşırsa kekemelik gelişir.Bu gruptakiler kekemeliği soyla da bağdaştırırlar.Bunlara göre kekeme kişinin soyunda da kekeme vardır. Solaklık kekemeler arasında daha çoktur.İkizler arasında kekemelik daha çok görülür.
2- Kekemelik öğrenilmiş bir davranıştır
Bu görüşü savunanlara göre; kekemelerle kekeme olmayanlar arasında kalıtım,fizik gelişimi,sağlık,zeka yönünden hiç bir ayrıcalık yoktur. Kekemelik öğrenilen bir davranıştır.Konuşmanın kendisi öğrenilen bir süreçtir. Kekemeler, konuşmanın akıcılığındaki zorlanmanın yanlış değerlendirilmesi sonucunda,bu zorluğu yaşayan bireylerdir.Konuşma gelişimindeki bu kritik dönemde,ana-baba, öğretmen ve diğer yetişkinler tutulma ve duraklamaya karşı aşırı duyarlılık gösterir,endişelenir ve telaşlanırlar.Bunu çocuğa da aktarırlar.Çocuk kekemelik belirtilerini benimser ve bilinçli hale getirir.Sonra da kekemelik sorunu olur.
3- Kekemelik bir kişilik bozukluğudur
Bu bağlamda, çoğunlukla ruh bilimcileri hemfikirdir.Onlara göre; kekemelik kişilik bozukluğunun belirtisidir. Kekemelik konuşma bozukluğu değildir. Kekemelik benlik ve rol çatışmasıdır.Birey kekeleyerek konuşurken, düzgün biçimde konuşurkenki gibi doyuramadığı bazı ruhsal gereksinimlerini doyurmaktadır.Kekemelerde belirli bazı kişilik özellikleri vardır;bebeksi,zorlayıcı,çekingen,endişeli,güvensiz,bağımlı,yalnız ve utangaçtırlar.
4-Bir direniş belirtisi olarak kekemelik
Bu görüşte olanların hareket noktası,insan oğlunda değişikliğe karşı bir direnmenin var oluşudur.Değişiklik fizyolojik organik olduğu gibi ruhsal ve sosyal de olabilir.
5- Kekemelik tek bir nedene bağlanamaz
Bu görüşte olanlara göre kekemelik her zaman bir tek nedene bağlı olarak açıklanamaz. RİPER'a göre; kekeme çocuklar, duygusal çatışmaları olan bir geçmişe,konuşmada olağan sayılacak tutukluğu kekemelik diye tanımlayan bir aileye;kendilerini kekemeliğe kadar götürebilecek uygun bir bünyeye;konuşmalarının akıcılığını engelleyen bir çevreye ve sınırlı hoş görüye sahiptirler.





Seni Seviyorum
Yirmi yıllık evliliği boyunca eşine en önemli kelimeleri söyleyemeyen kirk dokuz yaşindaki Selim, tiyatro oyunumuz başlamadan önce beş televizyon kamerası ve salon dolusu insan önünde ilk defa eşine akıcı bir dille “Seni Seviyorum” deyişini buradan izleyebilrsiniz.


Türkücü Hüseyin Turan Loggita’yi destekleyenlerden biri.
Hüseyin Turan Loggita ziyareti esnasında kekemeliğe son veren arkadaşlarımızla sohbet etti ve onları özel bir şarkı ile tebrik etti. Kamera karşısında bilgisayar programızdan bir alıştırma yaparak Loggita’ya müteşekkir olduğunu belirtti. Loggita programına katılmak istediğini ancak işinden dolayı zaman ayıramadığını dile getirdi. Öğrencilerimiz ile ve tiyatro oyunumuzdan video kayıtlarını izleyerek eğlenceli zaman geçirdi ve Loggita’da olan herkese başarılar diledi.